Burundaki gizli tehlike! Havadaki asılı gizem

8

Hiçbir kaynak olmadan burnunuza çürümüş meyve, yanık ya da tuvalet kokusu mu geliyor? Bu rahatsız edici deneyim, bilim dünyasına göre masum bir algı bozukluğundan çok daha fazlasını işaret edebilir.

Koku halüsinasyonları, yani olmayan kokuların algılanması, nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların habercisi olarak karşımıza çıktı.

Son araştırmalar ve uluslararası uzmanların görüşleri, bu gizemli durumun beyin ve ruh sağlığıyla bağlantısını gözler önüne serdi.

Uzmanlar, koku halüsinasyonlarının ciddi bir koku bozukluğu türü olduğunu vurgulayarak şunları belirtti:

“Olmayan bir kokuyu algılama, var olan bir kokuyu farklı ya da kötü şekilde hissetme şeklinde ortaya çıkıyor. Bu durum, kulak-burun-boğaz hastalıklarından nörolojik ve psikiyatrik problemlere kadar geniş bir yelpazede nedenlere sahip”

The Lancet Neurology’nde yayımlanan bir çalışma, koku halüsinasyonlarının beyin tümörleri, epilepsi ve migren gibi nörolojik rahatsızlıklarla ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Araştırma, bu tür halüsinasyonların %20’sinin ciddi bir sağlık sorununun ilk belirtisi olduğunu gösterdi.

ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nden nörolog Prof. Dr. John McGann, koku halüsinasyonlarının beyindeki koku algılama sisteminin bozulmasından kaynaklanabileceğini belirtti.

Temporal lob epilepsisi gibi durumlarda, hastalar nöbet öncesi ‘aura’ olarak yanık ya da kimyasal koku algılıyor. Ayrıca Parkinson ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda koku duyusunun bozulması erken bir işaret.

Journal of Neuroscience’da yayımlanan bir analiz, koku sinirini tutan tümörlerin %15’inde hastaların koku halüsinasyonları yaşadığını ve bu durumun teşhisi hızlandırdığını ortaya koydu.

Prof. McGann, “Bu halüsinasyonlar, beynin bize bir şeylerin yolunda olmadığını söyleme şekli olabilir” diye ekledi.

Psikiyatrik boyut ise en az nörolojik olan kadar dikkat çekti. İngiltere’deki King’s College London’dan Psikiyatri Profesörü Dr. Oliver Howes, koku halüsinasyonlarının şizofreni ve ağır depresyon gibi durumlarda sıkça görüldüğünü söyledi.

Howes, “Psikotik bozukluklarda hastalar, çevrelerinde olmayan kötü kokuları algılayabiliyor. Bu, gerçeklik algısının bozulduğunun bir göstergesi” dedi.

British Journal of Psychiatry’nin raporuna göre, psikiyatrik hastaların %10’u koku halüsinasyonları bildiriyor ve bu durum genellikle hastalığın ilerlediğini işaret etti.

Dr. Howes, “Bu semptomlar, hastanın tedavi sürecinde göz ardı edilmemeli” uyarısında bulundu.

Uzmanlar, burun iltihapları, polipler ve COVID-19 gibi viral enfeksiyonların koku algısını etkileyebileceğini, ancak nörolojik ve psikiyatrik nedenlerin daha derin bir inceleme gerektirdiğini vurgulayarak şunları dile getirdi:

“Migren atağı öncesinde aura olarak koku bozuklukları görülebiliyor. Epileptik nöbetlerde de benzer durumlar yaşanıyor. Hastalar genellikle çürümüş yemek, yanık ya da dışkı kokusu gibi rahatsız edici algılardan bahsediyor”

Japonya’daki Kyoto Üniversitesi’nden Dr. Hiroshi Yasueda ise, “COVID-19 sonrası koku kaybı yaşayanların %5’inde koku halüsinasyonları geliştiğini gözlemledik. Bu, sinir sisteminin virüse tepkisi olabilir” açıklamasıyla pandeminin uzun vadeli etkilerine dikkat çekti.

Uzmanlar, koku halüsinasyonlarının multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması gerektiği konusunda hemfikir.

Prof. McGann, “Öncelikle kulak-bur_un-boğaz uzmanları burun kaynaklı sorunları dışlamalı. Ardından nörologlar ve psikiyatristler devreye girmeli” dedi.

Enfeksiyonlar için ilaç, nörolojik sorunlar için görüntüleme ve psikiyatrik durumlar için terapi ya da antipsikotikler.

Bilim dünyası, koku halüsinasyonlarının yalnızca bir algı bozukluğu olmadığını, aksine ciddi sağlık sorunlarının erken uyarı sistemi olabileceğini söyledi.

Uzmanlar, erken teşhisin hayat kurtarabileceği konusunda uyardı.

Mehmet Şimşek